Kendimizi Ne Ara Unuttuk

Kategori: Bir Kadın Bir Hikaye - 130 viewsYorum Yazın
Kendimizi Ne Ara Unuttuk

Hayat oldukça hızlı bir şekilde geçerken biz sürekli memnuniyetsizliklerimizden yakınıyor ve yetişmeye çalışıyoruz bir yerlere. Bizimle ilgili herkesin bir beklentisi var en karşılıksız en masum olanı çocuklarımız, eşimiz, ailemiz, arkadaşlarımız derken liste oldukça uzun gidiyor. Her şeye vakit ayırmamız lazım ki insanları memnun etmek zor üzerine birde ay sonunu düşünmek var artık günümüz kadını gerçeğinde oldu mu sana yorucu bir hayat. Her şeye yetişme derdinden içimizde yaşattığımız çok sevdiğimiz o kadın hop unutuldukça unutuluyor. Oysa diyorum ben ne severdim kendimi. Öyle bencilce değil eğlenceli bir yanım vardı benim sürekli yorgun olmayan hayalleri olan. Hayat desen geldiğim yer ile olmak istediğim yer oldukça farklı…

Öyle normal bir yazar da değilim hani yazayım köşeme çekileyim olayım yok asgari ücretle hayatını geçindirmeye çalışan 16 saat nöbet sonrası uykuyu erteleyerek kızına, eşine, annesine evine daha fazla zaman ayırmaya çalışan arkasından genç yaşına rağmen ruhunun zamana yenildiğini hatırlayan canlı kanlı sizler gibi de bir kadınım. Sonra diyorum kendime kalırsam bir ara ne bileyim yemek yaparken, bulaşık yıkarken o da yine boş dururken değil yanlış anlaşılmasın. Üniversiteden mezun olan o toy kızı selamlıyorum yarına bağladığı umutlara gülüyorum sonra diyorum ki ben böyle hayal etmemiştim.

Allah’a şükür kızımı, eşimi bana verdiği için ama yine de malum sosyal medya varya orada aynı sıralardan çıktığım insanların keyif dolu fotoğrafları, ya bundan Bir şey olmaz dediğim insanların hayatları ile kıyaslıyorum kendimi ve aynaya bile bakamayan kendime acıyorum. Hep yarın diyorum bir ayağa kalksam oturup kendimle şöyle bir konuşsam başlayacağım aslında ama olmuyor. Her şeye herkese yetmeye çalışırken kendime yetemediğimi hatırlıyorum. Bakamadığım için kestiğim uzun saçlarıma üzülüyorum, kullanmadan eskiyen eşyalarıma yanıyorum eee diyorum kendime böyle mi devam edecek.

Aslına bakılırsa biliyorum benim gibi olan çok insan olduğunu eski beni anıyorum ne olursa olsun hayallerine tutunan, pozitif düşünceye inanan hayal panosu olan. Gülmeyin çok işe yaradığını gördüm. Aslında diyorum biraz olsun kendim için yaşamayı becerebilseydim unutmasaydım varlığımı daha mı iyi olurdu. Belki çok da geç kalmış sayılmam kim bilir?

Kendimle bir görüşme ayarlamaya ihtiyacım var aslına bakılırsa hepimizin ihtiyacı var mutlu bir anne ile başlar mutlu bir yuva siz mutlu olunca yetişir mutlu çocuklar orantısız fedakarlık çoğu zaman insanın kendisine ihanetidir. Aynaya bakacak bir fırsat bile yaratamayacaksak kendimize bu hayatın bizim olduğunu nasıl iddia ederiz ki biz eşimizin, çocuklarımızın hayatında bize biçtiği rolleri oynamak yerine biraz kendi hayatımızın baş rolü olabilsek nasıl da güzel olur aslında.

Tüm bu düşünceler aklımda dolaşırken diyorum ki kendime yaşamadan mı yaşlanıyorum acaba….


Duygu Maghrabi

Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!