Evliliğe Adım Atarken

Kategori: İlişkiler - 208 viewsYorum Yazın
Evliliğe Adım Atarken

Malumunuz baş göz etmeyi seven bir millet olarak her yaz olduğu gibi bu yaz içinde düğün sezonu açılmıştır. Bu sezonu daha önce sizler için yazdığım gelinlik modelleri yazısında da bizzat sitemiz içinde açmış bulunmaktayız. Ancak benim dikkat çekmek istediğim farklı bir nokta ise evlilik yolunda ilerleyen birçok çiftin nikah masası yolunda ayrılmasıdır. Peki neden ?

Bunu düşünen ya da tecrübe edeniniz oldumu bilmiyorum ancak avrupalılaşma yolunda giderken, gelin evi muhabbeti çevirirken göz ardı ettiğimiz kendi değerlerimizi hatırlatmakta fayda olduğunu düşünmekteyim. Ekonomist yanımı ağır basıp yıllarımı tüketen rakamlardan yola çıkmıycam sizin için daha anlaşılır bir dille yazıcam bu yazıyı… Farkındayız elbette ancak instagramda ya da diğer sosyal medya hesaplarında paylaşılan yüzeysel gerçeklik dışında yaşanan hikayeler var ülkemizde ve sizin o gelin evi diye ballandıra ballandıra göztermeye doyamadığınız evlere sahip olmak ümidiyle evlenen ve bu yolda asgari ücretle yuva kurma hayali kuran gerçek sevgi olarak nitelendirilen sevgiye sahip birçok gencimizi harcayan kızlarımız var. Evet kadın sitesi ama sezar’ın hakkı sezara bir yerde. O halı ile uyumlu koltuklar bilmem kaç kişilik yemek takımları, yılda en fazla dört kez kullanacağınız avangard koltuk takımından çok daha önemli Bir şey var evlilik yolunda onun adı artık anılmasa ve fotoğrafları çekilip sosyal medyaya konmasada bazılarımız için halen kıymet taşımakta SEVGİ.

Evet yeni yuva kurma yolundaki arkadaşlarıma sesleniyorum evinizde herşey dört dörtlük olsun evi gezmeye gelenlerin gözü doysun diye bitmeyen taksitlere daha yolun başında iken başlarsanız ben size söyleyeyim samanlık seyran olmaz olan iki gönüle olur. Bize dayatılan ve sürekli olarak algı sistemimizle oynanan o hayatların bir çoğu aslında yok. Ben çok duydum biz evlenirken pek birşeyimiz yoktu deyip de yıllar içerisinde herşeye sahip olanları. Bu nedenle ayağını yorganına göre uzat. Moda diye kullanmayacağın hatta bir kaç yıl sonra sıkılacağın şeylerle doldurma evini barkını, kredi kartını. Gelen söz ederse etsin sen hayatın tadını yaşa, gırtlağına kadar borca girip ilk akşamdan düğünde takılanları gözden çıkarma hayat kısa emin ol ki herşeye sahip olmak mümkün bu hayatta ama herşeye aynı anda sahip olmak istersen elindekileri de kaybetme olasılığın var.

Kendimden bir kıssa ile yazıma son vermek istiyorum ki anlatmak istediğimin net olduğunu düşünüyorum.

Ben evlenirken öyle çok bir birikimimiz ve inanılmaz bir kazancımız yoktu taksitle aldığımız ikinci kalite eşyalar ve bütçeye göre seçim yapmak özellikle beni zorladı. Öncesinden yaptığım tabak çanak birikimim, taksitle alınan yatak odası oturma odası ve ikinci kalite defolu beyaz eşyalar bir ev düzüldü anlayacağınız. Tabi ben nefsimle inanılmaz bir mücadele içindeyim sürekli mutsuzluk içime sinmeme eşimde farkında ama çaresiz elden gelen bu daha fazlası yok kalanı da bekar evlerimizden artan perdeler, halılar derken bir ev dizildi. Benim yüzüm asılsıkça asılıyor ben bunu mu hakkettim tiripleri derken eşim geldi ve bana öyle içten öyle derin sarıldı ve kulağıma;

Biz bunlar için evlenmiyoruz diye fısıldadı ve daha sıkı sarılarak biz birbirimizi sevdiğimiz için evleniyoruz dedi…

O zaman kendime geldim ve evimi odalarımı bize ait olan herşeyi daha çok sevdim.

Sizde ne için evlendiğinizi unutmayın, unutmayın ki başlarken yarım ya da yamalı kalmasın düşleriniz.


Duygu Maghrabi

Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!